Ben tek çocuğum, annemle babam ayrıldı benim 25 yıl sonra, olgunluk zamanında yolun yarısını geçmişken...
benim için hep doğumgünleri çok özel oldu, ben doğdum diye, insanlar sevinsin istedim, beni de çok sevsin istedim. her sene bir heyecan sarar beni bu sene ne olacak, nasıl geçecek diye...
ve bu sefer sihirli 3 ler kapıda, biraz daha heycanlı, biraz da korkuyorum. kendimce kararlar almaya çalışıyorum.. sağlıklı yaşamak gibi, seçim yapmak gibi, önüne konulanı kabul etmek yerine , tercih belirtmek, renk vermek gibi, eskisi gibi kitap okumaya zaman bulmak ama bunu yaparken sosyal hayattan geri kalmamak istiyorum, biraz daha az uyku çözer sanki bu sorunu. işimide çok iyi olmak istiyorum, sunumlar yapmak, dolu konuşmalara imza atmak, hayallerimi gerçekleştirmek istiyorum en çok..
düşününce bakınca geride kalan yıllara 1,8 imdeki hayallerde çok uzakta olsamda, tatlı başarılar var avucumda... hadi otuzikidiş kişisel tarihinde hızlı bir tur atalım...
hatırladığım en güzel doğumgünlerinden bir tanesi babamın bana ne istersin diye sorduğumdan uçan balon cevabıma karşılık baloncunun hepsini alıp eve gelmeseydi, geç gelmişti, benim uyumam lazımdı ama doğumgünü şımarıklığıyla beklemiştim, annem gelmez belki demişti ama gelmişti babam hemde bir sürü balonla, avucunu açınca balonlar tavanı kaplamıştı, o kadar güzeldi ki o manzara, salonda uyumuştum o gece, balonlar tepemde...
üniversiteden birincilikle mezun olduğum gün, ailemin tüm kadınları yanımdaydı.. annem,teyzem, yengem, halam,babaannem... sahneden onlara göstermişim plaketimi, hayatımda sahip olduğum ilk plaketti...
ilk maaşımla ayakkabı almıştım kendime, ilk kredi kartımla, 9 taksitle önü siyah rugan topuğu bayrak kırmızısı çok yüksek topuklu bir ayakkabı...
ilk işim, sayesinde iş amaçlı yurtdışına çıktığım, tek başıma gittiğim ilk yurt dışı seyahatlarim...
hobilerinin peşini bırakmazsan gelir getirici bir hal almaya başlar derler ya, oldu öyle bir şey benim hayatımda... benim de hobim alışveriş yapmak, yeni butikler keşfetmekti, keşfedildim:) hayır manken olmadım, moda editörü oldum 4 yıl boyunca ulusal bir derginin ankara sayfalarının...
televizyona canlı yayına katıldım hem de iki kez, benim için çok özeldi, bir günlüğüne pop star oldum, tebrikler, iltifatlar, poh pohlanmalar, çok tatlıydı bir günlük şöhret...
elimden geldiğince iyi bir insan olmaya çalıştım, hatalar yaptım, dersler aldım, unuttum, tekrar sınıfta kaldım ama devam ettim hep, pes demedim, durmadım...
otuz sonrası içinse hayallerim
kendi evim olsun, annemle babam misafir olsun bana, gerçek özgürlüktür kim olduğunu bulmana yardımcı olan, belki de çok evcimen birisi var içimde, kim bilir dememek ve tanışmak istiyorum, kendimce uydurduğum isimlerden yemeklerin olsun istiyorum, bilmedğim dillerden isimler takayım onlara, kendi tariflerim olsun...
kitap çıkarmak çok istiyorum, pembe kapaklı, pozitif enerji taşan, gülümseme garanti kahkaha onaylı hayat hakkına hayaller olsun içinde istiyorum...
arabamla ve tarfikle barışmayı çok istiyorum, yersiz korkularımı ve kendime koyduğum engelleri yenmek istiyorum, yolların pembe kraliçesi olmak istiyorum, yani aslında şöför nebahat olmak istemiyorum, hadi bugün benim arabamla gezelim diyebilicek cesaretim geri gelsin istiyorum...
işimde çok iyi olmak istiyorum, iş yerimde kahkahalar çınlasın, duvarlarda başarılarımız asılı olsun.. bir bilene sormak lazım desinler gelsinler sorsunlar, sence ne yapmak gerek desinler, fikir alsınlar mutlu olsunlar...
hayatımda sahip olduğum hiç bir şeyi yitirmek istemiyorum, benimle olan her şey ve herkes sonsuza kadar benimle kalsın istiyorum, hep sürprizler yapalım, hep kutlamalar olsun hayatımzda, zor zamanlarda var biliyorum, dayanacak gücü kendimde görüyorum, o yüzden yazmaya gerek duymuyorum... hayat güzel gelsin :)
ben herkesin mutlu olsun isterim...
özellikle 10.10 doğumlular biraz daha çok mutlu olsun :)
öptüm,bye...










